Kripto Para Piyasası

Yükleniyor...
USD/TRY 49,76 ↑ %0,22
EUR/TRY 55,75 ↑ %0,28
GBP/TRY 66,57 ↑ %0,05
BIST 100 11.144,95 ↓ %0,06
Altın (gr) 6.409,55 ↓ %0,13
USD/TRY 49,76 ↑ %0,22
EUR/TRY 55,75 ↑ %0,28
GBP/TRY 66,57 ↑ %0,05
BIST 100 11.144,95 ↓ %0,06
Altın (gr) 6.409,55 ↓ %0,13
USD/TRY 49,76 ↑ %0,22
EUR/TRY 55,75 ↑ %0,28
GBP/TRY 66,57 ↑ %0,05
BIST 100 11.144,95 ↓ %0,06
Altın (gr) 6.409,55 ↓ %0,13
USD/TRY 49,76 ↑ %0,22
EUR/TRY 55,75 ↑ %0,28
GBP/TRY 66,57 ↑ %0,05
BIST 100 11.144,95 ↓ %0,06
Altın (gr) 6.409,55 ↓ %0,13
SON DAKİKA
Gündem

Burhanettin Duran 2053 hedefine ilişkin konuştu: İklim krizi ile mücadeledeki kararlılığımızı gösteriyor

Antalya'da düzenlenecek COP31 öncesi gerçekleştirilen Türkiye'nin İklim Diplomasisi Paneli'nde konuşan İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Türkiye’nin iklim politikalarını özetledi. Duran, "Türkiye olarak iklim değişikliğiyle mücadelede bütüncül bir yaklaşım benimsiyoruz" sözlerini kullandı.

Burhanettin Duran 2053 hedefine ilişkin konuştu: İklim krizi ile mücadeledeki kararlılığımızı gösteriyor
Burhanettin Duran 2053 hedefine ilişkin konuştu: İklim krizi ile mücadeledeki kararlılığımızı gösteriyor

Türkiye, Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı'nda (COP31) hazırlanıyor.

İletişim Başkanlığı, Türkiye'nin ev sahipliğinde 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya'da gerçekleştirilecek COP31 öncesinde Ankara'daki İletişim Başkanlığı Konferans Salonu'nda 'Sıfır Atık'tan COP31'e: Türkiye'nin İklim Diplomasisi' başlıklı bir panel düzenledi.

Panelde konuşan İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Türkiye’nin iklim politikalarını özetledi.

Burhanettin Duran, iklim krizinin sonuçlarının yaşandığını belirterek ülkeler arasındaki sosyal adalet ihtiyacının göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı.

Duran, konuşmasında ayrıca küresel sıcaklık artışları, aşırı hava olayları, ekosistem dengesi, doğal kaynakların sürdürülebilirliği ve Sıfır Atık çalışmaları gibi başlıkları da ele aldı.

"2053 HEDEFİMİZ, İKLİM KRİZİYLE MÜCADELEDEKİ KARARLIĞIMIZI GÖSTERİYOR"

Türkiye'nin 2053 net sıfır emisyon hedefine de değinen Duran, ayrıca şu sözleri kullandı:

Değerli konuklar, biz Türkiye olarak iklim değişikliğiyle mücadelede bütüncül bir yaklaşım benimsiyoruz.

2021 yılında Paris Anlaşması'nı onayladık.

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın 2053 net sıfır emisyon hedefi ise iklim kriziyle mücadeledeki kararlılığımızı göstermektedir.

"ENERJİ VERİMLİLİĞİNİN ARTIRILMASI ÖNCELİKLİ POLİTİKALARIMIZDANDIR"

Bu hedefler doğrultusunda enerji verimliliğinin artırılması, yenilenebilir enerji kaynaklarının yaygınlaştırılması, sanayide karbon ayak izlerinin azaltılması, sürdürülebilir tarım uygulamalarının geliştirilmesi ve doğal alanların korunması öncelikli politika alanlarımız arasında yer almaktadır.

"30 MART'IN SIFIR ATIK GÜNÜ İLAN EDİLMESİ, ÜLKEMİZİN BAŞARISIDIR"

Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi'nin himayelerinde ve öncülüğünde yürütülen Sıfır Atık hareketi iklim mücadelesine çok önemli katkılarda bulunmaktadır.

Türkiye'nin öncülüğünde 105 ülkenin desteğiyle Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 30 Mart'ın Uluslararası Sıfır Atık Günü ilan edilmesi ülkemizin bu alandaki başarısını yansıtmaktadır.

Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi'nin sıfır atık yaklaşımının küresel bir norma dönüşmesi Türkiye'ye iklim diplomasisinde özgün bir yumuşak güç kazandırmaktadır.

"ANTALYA'DA HAYATINI KAYBEDEN VATANDAŞLARIMIZA RAHMET DİLİYORUM"

COP 31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Sayın Murat Kurum'a programımızı teşriflerinden dolayı şükranlarımı sunuyorum. Fikirleri, itirazları ve teklifleriyle panelimize katkı sağlayacak olan değerli panelistlerimize şimdiden teşekkürü borç bilirim.

Panelimizin ülkemiz ve insanlık için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Sözlerime başlamadan önce Antalya'nın Kepez ilçesinde etkili olan hortumda hayatını kaybeden dört vatandaşımıza Allah'tan rahmet, ailelerine sabırlar, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. 

"İKLİM SORUNLARININ SINIR TANIMAYAN BİR DOĞASI VAR"

Sayın Bakanım, saygıdeğer katılımcılar. İklim sorunlarının sınır tanımayan bir doğası var.

Biyoçeşitlilik kaybı, okyanus kirliliği, çölleşme, su kaynaklarıyla ilgili meseleler, küresel ısınma, atık yönetimi, çevre sorunları gibi birçok devasa alandan bahsediyoruz.

Bütün bu meseleler devletlerin kendi ulusal kaynaklarıyla çözebileceği bir ölçeğin çoktan ötesine geçti.

İklim diplomasisi kavramını da işte tam da bu sebeple kullanmaktayız.

"İKLİM DİPLOMASİSİ KİTABIMIZIN BU SÜREKÇLER KATKI SAĞLAMASINI TEMENNİ EDİYORUM"

Hükümetlerin politikaları ancak uluslararası müzakere, iş birliği ve ortak taahhüt mekanizmalarıyla anlamlı hale gelecektir.

Dolayısıyla bugün burada aynı zamanda dış politikamızın ve ulusal güvenliğimizin önemli meselelerinden birisini ele alıyoruz. 

Hazırladığımız İklim Diplomasisi kitabı da bu alandaki ihtiyaçlara cevap vermek amacıyla kaleme alınmıştır.

Bu eserimizin ülkemizin iklim alanındaki birikimini, mücadelesini ve vizyonunu bir araya getirerek bu alandaki çalışmalara ve politika geliştirme süreçlerine katkı sağlamasını temenni ediyorum.

Elbette hazırlığında emeği geçen arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.

"ÜLKELER ARASINDAKİ SOSYAL ADALET İHTİYACI GÖZ ARDI EDİLMEMELİ"

Kıymetli misafirler, iklim krizinin sonuçlarını halihazırda zaten yaşıyoruz.

Çözümünde ise ülkelerin egemenlik hakları ve küresel sorumlulukları arasında bir denge gözeten uluslararası politikalara ihtiyacımız var.

Ülkeler arasındaki sosyal adalet ihtiyacını göz ardı etmemek gerekiyor.

Bilimsel bilgi yeterli değil, siyasal karar alma süreçleriyle de bu olumlu bir anlamda yürümeli.

Bu noktada daha fazla sorumluluğu bulunan ülkelerin teknoloji transferi ve iklim finansmanı konusunda daha büyük bir kapasite inşa etmeleri beklenmektedir.

Ulusal çıkarlar söz konusu olduğunda ise adil bir müzakere rejimine ihtiyacımız var. COP 31 öncesi belki de küresel meselelerin en önemlisi budur.  

"İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BİR GÜVENLİK TEHDİDİ ÇABANI OLARAK TANIMLANMAKTADIR"

Bu adalet çağrısı aynı zamanda Sayın Cumhurbaşkanımızın küresel adalet çağrısıyla da doğrudan ilişkilidir.

Nitekim küresel iklim yönetimi ulus devletleri aşan; STK'ların, çok uluslu şirketlerin de dahil olduğu çok düzeyli bir yönetişime şimdiden dönüşmüştür.

Ünlü siyaset bilimci Joseph Nye, iklim değişikliğini bir ekolojik krizden ziyade bir güvenlik tehdidi çarpanı olarak tanımlamaktadır.

Dolayısıyla biz burada uzmanlığa konu olan teknik meseleler üzerinde konuşmuyoruz; küresel adalet ve hakkaniyetle doğrudan ilişkili bir yönetişim sürecinden bahsediyoruz.

"İSRAİL'İN SALDIRILARININ YOL AÇTIĞI KARBON EMİSYONU SINIRI AŞTI"

Farklı coğrafyalarda meydana gelen çatışmaların çevre ve iklim koşulları üzerinde son derece olumsuz etkileri olduğunu da hatırlatmalıyım.

İsrail'in Gazze'ye yönelik hukuksuz saldırıları insan hayatını tehdit etmenin yanı sıra atmosfere salınan yoğun sera gazlarıyla iklim krizini de derinleştirmektedir.

7 Ekim'den bu yana İsrail'in saldırılarının yol açtığı karbon emisyonunun yüzlerce ülkenin yıllık karbon salınımını aştığı belirtilmektedir.

Bu durum İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarının yalnızca bölgesel barış ve güvenlik için değil, küresel iklim ve geleceğimiz için de ciddi bir tehdit oluşturduğunu göstermektedir.  

"İKLİM İLETİŞİMİNDEN BAHSETMEK ZORUNLU HALE GELMİŞTİR"

Sayın Bakanım, saygıdeğer katılımcılar. İklim konusundaki kıymetli gayretlerin ve bu alandaki politikaların başarısı elbette yasal metinlerle güvence altına alınmasına bağlıdır.

Lakin bu alanda yapılanlar topluma iyi anlatılmazsa dezenformasyon ve toplumsal dirence açık hale gelmektedir.

Bu sebeple iklim iletişiminden bahsetmek zorunlu hale gelmiştir. Değerli dostlar, bu bazı çevrelerin yaptığı dezenformasyonlara karşı başta Sayın Bakanımız olmak üzere bakanlığımıza bağlı kurumlar gereken cevapları titizlikle veriyorlar.

"İLETİŞİM BAŞKANLIĞI OLARAK DEZENFORMASYONLA MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRÜYORUZ"

Şahsi kanaatim toplumsal kırılganlıklar üzerinden siyaset yapmanın bizi geleceğe taşımayacağı yönündedir. Bizler İletişim Başkanlığı olarak tabii dezenformasyonla uzun zamandır uğraşıyoruz.

Bu tabloya hiç de yabancı değiliz. Başkanlığımız bünyesindeki Dezenformasyonla Mücadele Merkezimiz bir tek iklim meselesinde değil, birçok konuda bu fikri takibi yapmaktadır.

Neredeyse her meselede konunun özünden bağımsız mitler oluşturan ve bu mitler üzerinden toplumun temel kaygılarını kaşıyan kampanyalarla karşı karşıyayız. Bu kampanyaların bir ucunun dışarıda olduğunu da her meselede gözlemliyoruz.

"FELAKET SENARYOLARI KARAMSARLIĞI KÖRÜKLEMEKTEDİR"

Hal böyleyken yasalar ve toplum arasında bir anlatı köprüsü kurmak zorundayız. İklim iletişimi uzun yıllar bilim insanları ve çevre örgütleri tarafından, bir anlamda uzmanlaşmış birimler tarafından tek yönlü olarak yürütüldü.

Halbuki iklim değişikliklerinden kaynaklı afetlere, dünyamızı bekleyen tehditlere odaklanan bir söylem toplumların kaygı seviyesini yükseltmektedir. Felaket senaryoları karamsarlığı körüklemektedir.

"GELECEĞİMİZİ UMUTLA İNŞA EDEN BİR DİL KULLANMALIYIZ"

Anlatılan bilimsel bilgiler 50 saniyelik reel'ların manipülasyonuna kurban gidebilmektedir. Tabii burada medyamıza da çok iş düşmektedir. Benzer konuların sürekli benzer bir jargonla tekrar etmesi, olumsuzlukların çözümlerden çok konuşulması bizler için yeşil yorgunluk oluşturabilir.

İklim konusu çocuklarımızı, torunlarımızı ve gelecek nesillerimizi bizden daha çok ilgilendiren uzun soluklu bir meseledir.

Bu sebeple bütün mecralarda geleceğimizi umutla inşa eden bir dil kullanmamız gerektiğine İletişim Başkanı olarak buradan işaret etmek isterim.

"İKLİM BİLİNCİ ÇEŞİTLİ ALTERNATİFLERLE EĞİTİM SÜRECİNE YANSITILIYOR"

Bizler iklim iletişiminde çok yönlü ve zamana yayılmış bir iletişim stratejisini öngörüyoruz. Çocuklarımız daha anaokulunda çöp atmamaktan doğayı korumaktan başlayan bilgilerle her sınıfta yaşına uygun bir eğitim almaktadır.

İklim bilinci deneylerle, gezilerle, çocuk kitapları ve hikayelerle desteklenen bir eğitim sürecine yayılmaktadır.

Kamu yayıncı kuruluşumuz TRT, çevre ve iklime duyarlı yayıncılık anlayışıyla ülkemizin bu konudaki politikalarına büyük katkı vermektedir. Bakanlığımızın Sıfır Atık projesine katkı sunmak amacıyla TRT Çocuk ekranlarında Sıfır Atık Elçileri başlıklı özel bir içerik yayınlanmaktadır. Yine aynı kanalımızda Kaptan Pengu ve Arkadaşları, Kehribar ile Boncuk gibi yapımlarımızda çocuklara uygun ve eğlenceli bir dille çevre bilinci aşılanmaktadır.

Anadolu Ajansımız da 2022 yılında hayata geçirdiği Yeşil Hat projesiyle çevre ve iklim konusunda herkesin erişebildiği bir yayıncılık yapmaktadır. Orman yangınlarıyla ilgili farkındalık oluşturmak için İtalya, İspanya ve Yunanistan haber ajanslarıyla Akdeniz Orman Yangınları hakkında ortak bildiri imzalanmıştır.

"COP31 VİZYONU DİYALOGLA GÜVENİN YENİDEN TESİS EDİLMESİ ÜZERİNE KURULUDUR"

Saygıdeğer katılımcılar, hanımefendiler, beyefendiler. 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya'da düzenlenecek COP 31, ülkemizin iklim diplomasisi alanındaki vizyonunu uluslararası toplumla paylaşması açısından önemli bir imkandır.

Türkiye'nin COP 31 vizyonu diyalogla güvenin yeniden tesis edilmesi ve taahhütlerin sahada somut sonuçlara dönüştürülmesi üzerine kuruludur.

Geleceğin COP'u anlayışıyla hedefimiz iklim konusundaki sözlerin ölçülebilir ve kalıcı uygulamalara dönüşmesine katkı sağlamaktır.

Hedefimiz ise uluslararası taahhütlerin uygulanmasını hızlandırmak, ülkeler arasındaki iş birliğini geliştirmek ve iklim eyleminin somut sonuçlar üretebilmesini desteklemektir.

"COP31 TOPLANTILARININ VERİMLİ GEÇMESİNİ TEMENNİ EDİYORUM"

İletişim Başkanlığı olarak Türkiye'nin iklim değişikliğiyle mücadele çalışmalarını uluslararası kamuoyuna aktarmak açısından önemli bir rol üstleniyoruz.

Çevre ve iklim medya turları düzenliyoruz. COP 31'e katılacak ulusal ve uluslararası medya mensuplarının akreditasyonlarını yapıyoruz. Yaklaşık 3 bin basın mensubunun bin 400'ünün işlemleri halen tamamlandı.

Konferans alanında gazetecilerin görev yapacağı medya merkezinin planlaması ve teşkiline yönelik çalışmalara da katkı sağlıyoruz.

Kıymetli misafirler, ülkemizin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek olan bu zirvenin farklı koşullara ve önceliklere sahip ülkeleri ortak çözümler etrafında bir araya getireceğine canı gönülden inanıyorum.

Bizzat yakından şahit olduğum Sayın Bakanımız Murat Kurum'un uzun zamandır bütün ekipleriyle özverili bir çalışmayla hazırlandığı COP31 toplantılarının şimdiden verimli geçmesini temenni ediyorum.

Bu duygu ve düşüncelerle Antalya'dan gelecek nesillere daha temiz, daha adil ve daha yaşanabilir bir dünya bırakma umudunun yeşermesini diliyorum. Programımıza katılımlarınız için teşekkür ediyor, sizleri saygıyla selamlıyorum.

Kaynak: {Haber Merkezi}

Bu habere tepkini göster

Yorumlar 0

Yorum Yap

Yayınlanmaz
9 + 4 = ?

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın!