Kripto Para Piyasası

Yükleniyor...
USD/TRY 49,79 ↑ %0,05
EUR/TRY 55,52 ↓ %0,41
GBP/TRY 66,44 ↓ %0,19
BIST 100 11.127,04 ↓ %0,22
Altın (gr) 6.466,30 ↑ %0,75
USD/TRY 49,79 ↑ %0,05
EUR/TRY 55,52 ↓ %0,41
GBP/TRY 66,44 ↓ %0,19
BIST 100 11.127,04 ↓ %0,22
Altın (gr) 6.466,30 ↑ %0,75
USD/TRY 49,79 ↑ %0,05
EUR/TRY 55,52 ↓ %0,41
GBP/TRY 66,44 ↓ %0,19
BIST 100 11.127,04 ↓ %0,22
Altın (gr) 6.466,30 ↑ %0,75
USD/TRY 49,79 ↑ %0,05
EUR/TRY 55,52 ↓ %0,41
GBP/TRY 66,44 ↓ %0,19
BIST 100 11.127,04 ↓ %0,22
Altın (gr) 6.466,30 ↑ %0,75
SON DAKİKA
Ekonomi

Cevdet Yılmaz: Emeklilerimizin daha iyi koşullara kavuşması için gayret sarf edeceğiz

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "Hakkaniyeti, adaleti gözeten bir yaklaşımla emeklilerimizin daha iyi koşullara kavuşması yönünde tüm gayretimizi sarf edeceğiz, imkânlarımızı bu yönde kullanacağız. 2027 bütçemizde özellikle emeklilerimizi önceliklendirdik" dedi.

Cevdet Yılmaz: Emeklilerimizin daha iyi koşullara kavuşması için gayret sarf edeceğiz
Cevdet Yılmaz: Emeklilerimizin daha iyi koşullara kavuşması için gayret sarf edeceğiz

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Yılmaz, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda, 2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ve 2025 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi'ne ilişkin milletvekillerinin soru ve eleştirilerini yanıtladı.

Dünyanın iyi bir dönemden geçmediği konusunda herkesin hemfikir olduğunu belirten Yılmaz, jeopolitik gerilimlerin, risklerin ve belirsizliklerin arttığı, uluslararası kurumların, kuralların ve hukuki zeminin zayıfladığı bir dönem yaşandığına işaret etti.

"TÜRKİYE CUMHURİYETİ OLARAK HEM GÜÇLÜ HEM HAKLI KALMANIN MÜCADELESİ İÇİNDEYİZ"

Mevcut dönemi "Gücü, gücü yetene gibi zararlı bir zihniyetin güçlendiği bir dönem" olarak nitelendiren Yılmaz, şöyle konuştu:

"Biz bu dönemde Türkiye Cumhuriyeti olarak hem güçlü hem haklı kalmanın mücadelesi içindeyiz. Hem güçlü olacağız, bu rekabet ortamında hiç kimsenin merhametine güvenmeyeceğiz hem de tabii ki haklı konumumuzu devam ettirmek gayreti içinde olacağız."

TEKNOLOJİK DÖNÜŞÜM

Dünyada büyük bir teknolojik dönüşüm yaşandığını ve yapay zekânın bu dönüşümün sembolü hâline geldiğini belirten Yılmaz, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Bu, bütün alanları kesen, dönüştüren yatay bir teknoloji. Bu gidişatı iyi okuyamazsak ülke olarak uluslararası yarışta dezavantajlı konuma düşebiliriz. Bu çerçevede, uzun yıllardır kalkınmayla uğraşan bir arkadaşınız olarak şunu söylemek isterim ve hep birlikte ülke olarak tartışmamız gerekiyor. Bu yeni ortamda devletin, kamunun rolünü yeniden tarif etmemiz lazım. Neoliberal politikalarla veya sadece risksiz bir dünyada serbest piyasa modeliyle artık gelişmelere bakamayız. Devletin, kamunun çok daha aktif bir rol oynaması gereken bir döneme giriyoruz ama bunu iyi tarif etmek zorundayız."

SERBEST PİYASA VE REKABET ESAS

piyasa ve rekabetin esas olduğunun altını çizen Yılmaz, dünyada korumacı politikalar ve mikro müdahalelerle devletlerin ekonomik süreçlere daha fazla müdahil olduğu bir döneme girildiğini ifade etti.

Yılmaz, risklerin yükseldiği bir ortamda özel sektörün daha temkinli davranabileceğini belirterek stratejik alanlarda kamu etkinliğinin artırılması ve kamu-özel sektör iş birliğinin daha geniş bir çerçevede ele alınması gerektiğini kaydetti.

Türkiye ekonomisinin yoluna sağlam ve sağlıklı şekilde devam ettiğini belirten Yılmaz, bütün ekonomilerde olduğu gibi Türkiye'de de sorunlar bulunduğunu ancak başarı ve başarısızlığın dünya ile karşılaştırılarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

BÜYÜMEDE SON VERİLER

Ekonominin temellerinin sağlam olduğunu, büyüme ve istihdamın sürdüğünü ifade eden Yılmaz, son çeyrek asırda dünya ekonomisinin yıllık ortalama yüzde 3,5, Türkiye ekonomisinin ise yüzde 5,3 büyüdüğünü aktardı.

Yılmaz, pandemi ve sonrasını kapsayan 2020-2025 döneminde dünya ekonomisinin yıllık ortalama büyüme oranının yüzde 3'e gerilediğini, Türkiye'nin ortalama büyümesinin ise yüzde 5,2 olduğunu bildirdi.

İHRACAT ARTIŞI

Türkiye'nin ihracatındaki artışa da değinen Yılmaz, 2002'de 36 milyar dolar olan mal ihracatının bugün yıllıklandırılmış verilerle 284 milyar dolara yaklaştığını belirtti. Hizmet ihracatının 125 milyar dolar seviyesinde bulunduğunu aktaran Yılmaz, toplam mal ve hizmet ihracatının 410 milyar dolara yaklaştığını kaydetti.

Savaşın etkileri ile petrol, enerji ve emtia fiyatlarındaki artışlara rağmen cari açığın millî gelire oranının bu yıl yüzde 2,6 olmasını beklediklerini belirten Yılmaz, geçici etkilerin ortadan kalkmasıyla oranın gelecek yıldan itibaren yeniden yüzde 2'nin altına gerileyeceğini söyledi.

Bütçe açığının milli gelire oranının yüzde 3-3,5 bandında bulunduğunu ifade eden Yılmaz, kamu borcunun millî gelire oranının gelişmiş ülkelerde yüzde 90'ın, gelişmekte olan ülkelerde ise yüzde 70'in üzerinde olduğunu, Türkiye'de bu oranın yüzde 22 civarında seyrettiğini aktardı.

Teknolojik dönüşüm ve artan rekabet ortamında düşük kamu borçluluk oranının Türkiye'nin önemli avantajlarından biri olduğunu vurgulayan Yılmaz, yaklaşık 170 milyar dolarlık rezervin dış şoklara karşı destek sağladığını, bankacılık sisteminin de sermaye yeterlilik oranları bakımından güçlü bir yapıda olduğunu belirtti.

"MİLLİ VE YERLİ ÜRETİMİMİZİ ARTIRMAMIZ EKONOMİK DAYANIKLILIK AÇISINDAN ÇOK KIYMETLİ"

Bütçeyi neden "dayanıklılık, refah ve dönüşüm bütçesi" olarak adlandırdıklarını açıklayan Yılmaz, kritik ham maddelerin ve teknolojilerin ülkelerin ekonomileri üzerinde etkili olduğu bir dönem yaşandığını söyledi.

Yılmaz, milli ve yerli üretimin artırılmasının yanı sıra tedarik kaynaklarının ve pazarların çeşitlendirilmesinin ekonomik dayanıklılık açısından önemli olduğunu vurguladı.

Dünyada artık tek kriterin en düşük fiyat olmadığını belirten Yılmaz, ürün ve hizmetlerin sağlam ve uzun vadeli şekilde temin edilebilmesinin de en az fiyat kadar önemli olduğunu ifade etti.

"2027 BÜTÇEMİZDE ÖZELLİKLE EMEKLİLERİMİZİ ÖNCELİKLENDİRDİK"

Bütçenin nihai amacının toplumun ve insanların refahını artırmak olduğunu belirten Yılmaz, emeklilere yönelik çalışmalara ilişkin şu ifadeleri kullandı:

"2027 bütçemizde özellikle emeklilerimizi önceliklendirdik, emeklilerimize enflasyonla gelecek artışın daha üstünde bir imkân sağlamayı esas alarak bütçemizi hazırladık. Bu çerçevede bir miktar, dikkat ederseniz, açığımız arttı. Yani bu sene sonu itibarıyla gelecek seneyi yüzde 3,1 bekliyorduk, yüzde 3,5 olarak planladık. Bütçemiz içindeki bütün imkânları bu çerçevede değerlendireceğimizi ve yapabileceğimizin maksimumunu bu alanda yapmaya gayret edeceğimizi ifade etmek isterim.

Bu, asgari emeklilerle ilgili bir çalışma değil, daha genel anlamda emeklilerimize dönük bir çalışma. Burada alternatifler üzerinde ilgili tüm kurumlarımızla teknik çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Henüz tamamlamış değiliz. Enflasyonla bağlantılı otomatik artışlar dışında mutlaka kanunla bu alanın düzenlenmesi gerekiyor. Bu çerçevede alternatiflerimizi dikkatle çalışıyoruz.

Sayın Cumhurbaşkanımızın da dünkü beyanında vurguladığı üzere, hakkaniyeti ve adaleti gözeten bir yaklaşımla emeklilerimizin daha iyi koşullara kavuşması yönünde tüm gayretimizi sarf edeceğiz, imkânlarımızı bu yönde kullanacağız. Bunun alternatifleri var, teknik birtakım çalışmalar devam ediyor. Onlar tamamlandığında, muhtemelen bütçe sürecinden sonra, Plan ve Bütçe Komisyonu'nda bu işin öncelikle ele alınması gerekecek. Buradaki bütçe çalışmaları bittikten sonra teknik çalışmalarımızı olgunlaştırıp grubumuz ve ittifakımız çerçevesinde Meclisimizin takdirine sunacağız."

Sosyal güvenlik sisteminin bütün toplumu ilgilendirdiğine dikkati çeken Yılmaz, detaylı çalışmaların tamamlanmasının ardından konunun Meclis gündemine getirileceğini söyledi.

"SOSYAL DEVLET ANLAYIŞI GÜÇLENDİĞİ İÇİN SOSYAL HARCAMALARIMIZ ARTTI"

Bazı milletvekillerinin sosyal harcamalardaki artışı yoksulluğun yükselmesine bağladığını hatırlatan Yılmaz, Türkiye'de yoksulluk göstergeleri azalırken gelir dağılımının iyileştiğini ve sosyal harcamaların artırıldığını ifade etti.

Yılmaz, 65 yaş üstü vatandaşlara yönelik ödemelerden engellilere sunulan hizmetlere ve sosyal konutlara kadar birçok alanda desteklerin artırıldığını belirterek sosyal harcamalardaki yükselişin sosyal devlet anlayışının güçlenmesinden kaynaklandığını kaydetti.

25 yıllık AK Parti iktidarı döneminde dünyada sosyal devlet anlayışı zayıflarken Türkiye'de güçlendiğini savunan Yılmaz, sosyal kesimlere verilen desteklerin artırıldığını söyledi.

"BUNLAR BÖLGESEL KALKINMAMIZA DA GÜÇ VERECEK POLİTİKALAR"

Dönüşüm kavramının odağında yeşil ve dijital dönüşümün bulunduğunu belirten Yılmaz, sanayi, tarım, hizmetler ve üretim alanlarının bu dönüşüme uyum sağlaması gerektiğini ifade etti.

Bağlantısallığın da önemli olduğunu vurgulayan Yılmaz, enerji, dijitalleşme, bilgi ve ticaret alanlarında yeni koridorların oluştuğunu, Türkiye'nin bu alanda avantajlı bir konumda bulunduğunu söyledi.

Kalkınma Yolu, Zengezur Koridoru, Orta Koridor ve Hicaz demir yolu güzergâhına değinen Yılmaz, bu projelerin bölgesel kalkınmaya katkı sağlayacağını belirtti.

Yılmaz, Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu'nun gelişmesinin Türkiye'nin genel zenginliğini artıracağını ifade ederek GAP, DAP, KOP ve DOKAP kapsamında yatırımların sürdüğünü bildirdi.

Bölgesel kalkınma için teşviklerden altyapı yatırımlarına, istihdam desteklerinden eğitim ve sağlık hizmetlerine kadar çok yönlü politikalar izlediklerini aktaran Yılmaz, huzur ve güven ortamının güçlenmesiyle özel sektör yatırımlarının da artacağına inandığını söyledi.

Bir bölgenin istihdamını ve ihracatını artıracak temel unsurun özel sektör yatırımları olduğunu belirten Yılmaz, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinin yeni bir kalkınma perspektifi kazanabileceğini kaydetti.

Enerji sübvansiyonlarına da değinen Yılmaz, 2021-2026 döneminde enerji için bütçeden 3,9 trilyon lira, başka bir ifadeyle 74,9 milyar dolar kaynak ayrıldığını bildirdi. Yılmaz, 2027 yılı bütçesinde de enerji sübvansiyonları için 605 milyar lira ayrıldığını söyledi.

Dolaylı vergilerin toplam vergiler içindeki payının 2024'te yüzde 65,8, 2025'te yüzde 62,4 olduğunu belirten Yılmaz, bu oranın 2026'da yüzde 59,4'e gerilemesinin beklendiğini ifade etti. Yılmaz, vergi adaletini gözeterek tüketim vergilerinde geniş kesimlerin tüketimini dikkate aldıklarını ve lüks ürünlere daha fazla vergi uyguladıklarını kaydetti.

"CUMA GÜNÜ ÖNEMLİ MİKTARDA ÖDEME YAPILACAĞINI SÖYLEYEBİLİRİM"

Fon soruşturmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yılmaz, ilgili şirketlerin temerrüde düşmesinin ardından kararlar alındığını ve Devlet Denetleme Kurulunun görevlendirildiğini hatırlattı.

Adli mekanizmaların devreye girdiğini, Fon Koordinasyon Kurulunun ise kurumlar arasındaki koordinasyonu sağladığını belirten Yılmaz, yargı ve bağımsız otoritelerin yetkileri çerçevesinde sürecin devam ettiğini söyledi.

Olağan tasfiye kapsamında üç şirketin tasfiyesinin tamamlandığını, bir şirketin tasfiyesinin ise tamamlanmak üzere olduğunu belirten Yılmaz, A1 Kapital, Bulls, Pardus ve Hedef adlı şirketler ile bunların bünyesindeki 93 fonun ödemelerinin yapıldığını bildirdi.

Yılmaz, 23 Ekim itibarıyla 93 fondaki 71 bin 899 hesaba toplam 68 milyar lira ödeme yapıldığını aktardı.

TERA'nın tasfiyesinden İş Bankasının sorumlu olduğunu belirten Yılmaz, Pusula ve Atlas ile ilgili süreçlerin devam ettiğini, Atlas'ın olağan tasfiyeye girip girmeyeceğinin değerlendirildiğini söyledi. Bu iki şirketle ilgili sorumlu kuruluşun Ziraat Bankası olduğunu kaydetti.

BAYRAM NEDENİ İLE GECİKME

Cumhuriyet Bayramı tatili nedeniyle işlemlerde gecikme yaşandığını ifade eden Yılmaz, olağanüstü tasfiye kapsamındaki ödemelerin cuma günü başlayacağını belirterek şöyle konuştu:

"Olağanüstü tasfiye kapsamında, 1 milyon liraya kadar olan ödemeler cuma günü itibarıyla İş Bankası ve Ziraat Bankası aracılığıyla başlayacak. Ödemeler, en düşük tutardan başlanarak yüksek tutarlara doğru gerçekleştirilecek. Bu ödemeler, fonlarda kalan bakiyeler, gönüllü iadeler ve hızlı bir şekilde nakde çevrilebilecek kaynaklar olmak üzere üç kaynaktan karşılanacak.

Söz konusu kaynaklarla yapılacak ödemelerin 1-2 hafta içerisinde, kasım ayı ortalarına doğru tamamlanmasını bekliyoruz. İlgili kurumların ödemeleri daha hızlı gerçekleştirmesi için her türlü gayreti gösteriyoruz. Cuma günü önemli miktarda ödeme yapılacağını söyleyebilirim. Olağan tasfiye sürecindeki ödemeler büyük oranda tamamlandı. Olağanüstü tasfiye kapsamında kalan net yatırım tutarı ise 125 milyar lira olarak görünüyor. Bu kapsamda, 1 milyon liraya kadar olan ödemelerin söz konusu kaynaklarla rahatlıkla karşılanabileceği öngörülüyor."

ÖDEMELER ÜÇ KAYNAKTAN

Yılmaz, ödemelerin üç kaynaktan karşılanacağını belirterek fonlarda kalan nakit varlıkların ve diğer değerlerin yanı sıra haksız kazanç elde edenlerden geri alınan kaynakların kullanılacağını söyledi.

Üçüncü kaynak olarak yargı sürecindeki kişilerin tedbir konulan varlıkları ve gayrimenkullerini gösteren Yılmaz, bunların Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna (TMSF) devredildiğini belirtti. Yılmaz, TMSF'ye bu varlıkları daha hızlı şekilde nakde dönüştürme yetkisi verildiğini ve elde edilen kaynaklarla yatırımcılara ödeme yapılacağını ifade etti.

Meşru yatırımcılarla manipülatörlerin birbirinden ayrılması gerektiğini vurgulayan Yılmaz, aksi durumda meşru yatırımcıların ve ülkenin kalkınma sürecinin zarar görebileceğini kaydetti.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda, görüşmelerin ardından 2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2025 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi'nin maddelerine geçilmesi oylanarak kabul edildi. Daha sonra bütçe ve kesin hesap kanun tekliflerinin birinci ve ikinci maddeleri okundu.


Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)

Kaynak: {Haber Merkezi}

Bu habere tepkini göster

Yorumlar 0

Yorum Yap

Yayınlanmaz
8 + 8 = ?

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın!