Kripto Para Piyasası

Yükleniyor...
USD/TRY 49,42 ↑ %0,06
EUR/TRY 55,41 ↑ %0,20
GBP/TRY 65,60 ↓ %0,06
BIST 100 12.070,61 ↓ %0,39
Altın (gr) 6.607,48 ↑ %1,53
USD/TRY 49,42 ↑ %0,06
EUR/TRY 55,41 ↑ %0,20
GBP/TRY 65,60 ↓ %0,06
BIST 100 12.070,61 ↓ %0,39
Altın (gr) 6.607,48 ↑ %1,53
USD/TRY 49,42 ↑ %0,06
EUR/TRY 55,41 ↑ %0,20
GBP/TRY 65,60 ↓ %0,06
BIST 100 12.070,61 ↓ %0,39
Altın (gr) 6.607,48 ↑ %1,53
USD/TRY 49,42 ↑ %0,06
EUR/TRY 55,41 ↑ %0,20
GBP/TRY 65,60 ↓ %0,06
BIST 100 12.070,61 ↓ %0,39
Altın (gr) 6.607,48 ↑ %1,53
SON DAKİKA
Gündem

İstanbul'daki rekor yağışın arkasında üç meteorolojik etken var

İstanbul’da etkili olan şiddetli yağışın Karadeniz’in ısınan suları, Balkanlar’dan gelen soğuk hava ve nem taşıyan poyrazın birleşmesiyle oluştuğu belirtildi.

İstanbul'daki rekor yağışın arkasında üç meteorolojik etken var
İstanbul'daki rekor yağışın arkasında üç meteorolojik etken var

İstanbul’da özellikle kuzey ilçelerinde etkili olan sağanak, kısa sürede büyük miktarda suyun kentle buluşmasının yol açabileceği riskleri bir kez daha gündeme getirdi.

İstanbul Teknik Üniversitesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, rekor yağışın oluşumunda üç meteorolojik etkenin bir araya geldiğini, hasarın boyutunda ise kentin yapılaşma biçimi ve altyapısının belirleyici olduğunu söyledi.

Kadıoğlu, 14 Ekim saat 23.03 itibarıyla açıklanan son 24 saatlik ön yağış verilerine göre Beykoz’da metrekareye 230,3 kilogram yağış düştüğünü bildirdi.

Bu miktarın İstanbul’un ekim ayı ortalama toplam yağışının yaklaşık 3,5 katına ulaştığını belirten Kadıoğlu, yağışın kent genelinde eşit dağılmadığına dikkati çekti.

KARADENİZ, SOĞUK HAVA VE POYRAZ BİRLEŞTİ

Şiddetli yağışın oluşumunu değerlendiren Kadıoğlu, Karadeniz’in su sıcaklığının yaklaşık 19,5-20 dereceye ulaşmasının, Balkanlar’dan gelen soğuk hava ve deniz üzerinden nem taşıyan poyrazla birleşmesinin etkili olduğunu ifade etti.

Sıcak denizlerin atmosfere nem sağlayarak kuvvetli yağışları besleyebildiğini belirten Kadıoğlu, tek bir yağış olayını doğrudan iklim değişikliğine bağlamak için özel bilimsel atıf çalışmalarına ihtiyaç duyulduğunu kaydetti. El Nino’nun da İstanbul’daki yağışın doğrudan nedeni olarak gösterilemeyeceğini vurguladı.

"İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ TEHLİKEYİ BÜYÜTÜYOR, AFETİ BİZ BÜYÜTÜYORUZ"

İklim değişikliğinin aşırı hava olaylarının şiddetini artırabileceğini belirten Kadıoğlu, afetlerin boyutunda insan kaynaklı etkenlerin de önemli rol oynadığını söyledi.

Dere yataklarına yapılan binaların, yetersiz altyapının ve taşkın riski bulunan alanlardaki yanlış arazi kullanımının yağışın yol açtığı zararı artırdığını ifade eden Kadıoğlu, beton ve asfalt yüzeylerde suyun toprağa sızmak yerine yüzey akışına geçtiğini belirtti. Bu suların alçak kesimlere, dere yataklarına, alt geçitlere ve bodrum katlara yöneldiğini aktardı.

Yağışın tek başına afeti açıklamaya yetmediğini vurgulayan Kadıoğlu, kentlerin doğal su akış yolları dikkate alınarak planlanması gerektiğini dile getirdi. Kadıoğlu, yaşananların yerel ölçekte afet niteliği taşıdığını belirterek, “Yağmur doğaldır, afet insan yapısıdır.” değerlendirmesinde bulundu.

"YAĞMUR SUYU VE ATIK SU HATLARI AYRILMALI"

İstanbul’daki taşkın riskinin yalnızca meteorolojik koşullardan kaynaklanmadığını, havza yapısı ve insan müdahalesinin de etkili olduğunu belirten Kadıoğlu, dere yataklarının yol, otopark ve konut alanlarına dönüştürülmesinin tehlikeyi artırdığını söyledi.

Kentte yağmur suyu ve atık su sistemlerinin büyük ölçüde birleşik çalışmasının da sorun oluşturduğuna işaret eden Kadıoğlu, aşırı yağışlarda kanalizasyonun geri tepebildiğini ve bodrumlara giren suyun sağlık açısından risk yarattığını kaydetti.

Kadıoğlu, taşkınlarla mücadele için üstü kapatılan derelerin yeniden açılması, dere yataklarını daraltan dolguların kaldırılması ve çatı sularının depolanması gerektiğini belirtti. Park ve meydanların yağış sırasında suyu geçici olarak tutabilecek şekilde tasarlanmasını, yağmur suyu hatlarıyla atık su sistemlerinin birbirinden ayrılmasını önerdi.

Taşkın haritaları dikkate alınmadan riskli bölgelerde yapılaşmaya izin verilmemesi gerektiğini vurgulayan Kadıoğlu, sorunun yalnızca boru kapasitesiyle sınırlı olmadığını, suyun doğal akış yollarının kapatılmasının da önemli bir etken olduğunu ifade etti.

TAŞKINLARA KARŞI ERKEN UYARI VE YENİ DÜZENLEME ÖNERİSİ

Kadıoğlu, elektrik panoları ve jeneratörlerin olası su baskınlarının ulaşamayacağı seviyelere taşınması, riskli bölgelerde bodrum kullanımının sınırlandırılması ve otopark girişlerine su bariyerleri kurulması gerektiğini belirtti. Taşkın tehlike haritalarını temel alan bir “sel yapı yönetmeliği” hazırlanmasını da önerdi.

Vatandaşların yaşadıkları adreslerin taşkın riskini öğrenebileceği haritaların yayımlanmasının önemine değinen Kadıoğlu, alt geçitlerde su seviyesi 15 santimetreye ulaştığında otomatik kapanan bariyerler kurulmasını ve dere kenarlarında erken uyarı sistemlerinin yaygınlaştırılmasını istedi.


Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)

Kaynak: {Haber Merkezi}

Bu habere tepkini göster

Yorumlar 0

Yorum Yap

Yayınlanmaz
7 + 3 = ?

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın!