Türkiye'de ticari gayrimenkul satışlarında yeni bir model gündeme geldi.
İş yerlerinin yalnızca taban alanı değil, yüksekliği de dikkate alınarak hacim üzerinden değerlendirilmesi hedefleniyor.
Bu modelle işletmelerin üretim, depolama ve ofis ihtiyaçlarını aynı alanda karşılaması amaçlanıyor.
TİCARİ YAPILARDA KAT YÜKSEKLİĞİ 4 METREDEN 8 METREYE ÇIKTI
Geleneksel ticari yapılarda yaklaşık 4 metre olan kat yüksekliğinin 8 metreye çıkarılması, işletmelere dikey alanı daha verimli kullanma imkânı sunuyor. Böylece aynı taban alanında daha fazla kullanım alanı oluşturulabiliyor.
ÜRETİM, DEPO VE OFİS AYNI YERDE
Hacim bazlı model, özellikle üretim yapan işletmelerin ihtiyaçlarına yönelik çözümler sunuyor. Yüksek tavanlı iş yerlerinde makineler daha rahat yerleştirilebiliyor, ürünler depolanabiliyor ve uygun projelerde asma katlar kullanılarak ofis alanları oluşturulabiliyor.
Tır ve kamyonların yükleme-boşaltma yapabileceği alanlar ile geniş ulaşım koridorları da üretim ve lojistik süreçlerini kolaylaştırabiliyor.
Bu modelin, işletmelerin farklı adreslerde bulunan atölye, depo ve ofislerini tek çatı altında toplamasına yardımcı olması bekleniyor. Böylece zaman ve operasyon maliyetlerinin azaltılması hedefleniyor.

KİRA GETİRİSİ POTANSİYELİ
Yüksek tavanlı ticari alanlar, kullanım biçimine bağlı olarak işletmelere daha fazla depolama ve üretim kapasitesi sağlayabiliyor. Bu durum, yatırımcılar açısından kira getirisi potansiyelini de artırabiliyor.
Ancak elde edilecek kazanç; iş yerinin konumuna, büyüklüğüne, kullanım amacına, doluluk oranına ve bölgedeki kira talebine göre değişiyor. Bu nedenle daha yüksek hacim, her yatırımda otomatik olarak daha yüksek kira geliri anlamına gelmiyor.
Ticari gayrimenkullerde hacim üzerinden değerlendirme yaklaşımı, özellikle üretim ve lojistik faaliyetleri yürüten işletmeler için alternatif bir yatırım ve kullanım modeli olarak öne çıkıyor.
Kaynak: {Haber Merkezi}

Yorumlar 0
Yorum Yap
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın!