Tartışılan konuya açıklık getirdi.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin TRT Haber canlı yayınına konuk oldu.
Burada Esra Kaya'nın sorularını yanıtlayan Bakan Tekin, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile beraber gerçekleştirilen bazı kavram değişikliklerine gelen eleştirilere yanıt verdi.
"BU ELEŞTİRENLER NEYİ İNCELEMİŞLER"
Gelen eleştirilerin içinin boş olduğunu söyleyen Tekin, "Şöyle, bu bahsettiğimiz şeyler aslında Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin içinde var olan şeylerdi. Sadece işte herkes biz izledik, baktık, inceledik diyorlar.
Kimse bunlara dikkat etmedi. Ben bir yerde konuşurken Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'yle bunları tercih ettik dedi. Aradan bir buçuk gün geçtikten sonra millet fark etti.
Şimdi ben merak ediyorum yani bu eleştirenler yani ben inceledim, baktım, şöyle bunlar neyi incelemişler? Vardı orada zaten. Yani bunlar Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin içinde kullandığımız kavramsallaştırmalar." dedi.

"COĞRAFİ KEŞİFLER ASLINDA SÖMÜRGECİLİK"
Bilim dili inşa ederken kavramsallaştırmanın çok önemli olduğuna inandığını ifade eden Bakan, şunları kaydetti:
“O yüzden tarih, inkılap tarihi, sosyal bilgiler, başka olmak üzere birçok derste bu tür kavramsallaştırmaları çocuklarımızın daha apolitik düşünebilecekleri, daha objektif düşünebilecekleri düşünmelerini sağlayan, sürecin içerisine dahil olmuş politik tercihler üzerinden inşa edilen bu tür kavramsallaştırmaları sistemin dışında bırakalım dedik.
İşte coğrafi keşifler kavramı mesela. Batı jargonuyla üretilmiş bir kavram. İşte Avrupa'da bazı ülkeler keşfettik diyor. Coğrafya keşfi böyle anlatılıyor. Ama gittikleri yerde de yaşayan insanlar var.
Doğrusu ne? Sömürgecilik bunun adı. Yani oraya gittiler ve sömürgecilik yaptılar. Şimdi çocuklarımıza biz coğrafyayı keşif diye anlattığımızda zihinlerinde bambaşka bir algı ortaya çıkıyor. Daha pozitif bir algı.”
ORTA ASYA VE HAÇLI SEFERLERİ
Bunun birden fazla örneği olduğunu vurgulayan Tekin, "Aynı şey mesela Haçlı Seferleri. Haçlı Seferleri dediğimiz bizim ülkemize saldırmışlar. Bu saldırı bunun adı. Sefer dediğimizde daha pozitif bir şey.
Aynı şey mesela Orta Asya ve Türkistan kavramsallaştırması. Şimdi Orta Asya dediğimizde çocuklarımız zamanla oradaki bizim soydaşlarımızı, Türklerinle aramızdaki bağın kopmasına sebebiyet verecek bir kavramsallaştırma." ifadelerini kullandı.

"DOĞRUSU NEYSE ONU SÖYLEMEMİZ LAZIM"
“Dolayısıyla bu tür tercihlerimiz oldu. Bunlar zaten Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin içerisinde vardılar. İşte Mavi Vatan gibi şeyler, adalar denizi mesela. Bugün sabahleyin şey söyledim, konuştuk.
İşte bunu anlatırken, şimdi Gazi Mustafa Kemal Atatürk ordular ilk hedefimiz Akdeniz'dir diyor. Nereye gidiyor? İzmir'e. Niye Ege dememiş o zaman? Değil mi?
O zaman demek ki Ege sonradan verilen siyasi bir tanımlama. Lozan'da da verildiği zaten. Bunun doğrusunu koymak lazım. Doğrusu neyse onu söylememiz lazım çocuklarımıza ki onlar da ona göre yetişsinler.”
Kaynak: Ensonhaber Haber Merkezi
Kaynak: {Haber Merkezi}

Yorumlar 0
Yorum Yap
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın!