7 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin üzerinden 27 yıl geçerken, Türkiye’nin deprem gerçeği yeniden gündemin merkezine taşındı.
Yer bilimci Prof. Dr. Naci Görür, depremin yıl dönümü dolayısıyla kişisel X hesabından yaptığı paylaşımda, olası büyük depremlere karşı hazırlıklı olunması gerektiğine dikkat çekti.
Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunu hatırlatan Görür, depremlerin zamanını ve yerini kesin biçimde öngörmenin mümkün olmadığına işaret ederek, asıl hedefin depremleri önlemek değil, meydana gelebilecek can ve mal kayıplarını en düşük seviyeye indirmek olması gerektiğini vurguladı.
“KENDİMİZİ ALDATMAYALIM”
Görür, paylaşımında Türkiye’nin deprem gerçeğiyle yüzleşmesi gerektiğini belirterek açıklamasını şu ifadelerle sürdürdü:
“Arkadaşlar kendimizi aldatmayalım. Bir deprem ülkesinde yaşıyoruz. Er veya geç, orada veya burada büyük bir deprem olacak ve binlerce insan ölecektir. Bırakın fayı, bırakın yeri, insanlar ölmesin istiyorsanız ülkenizi deprem dirençli yapınız ve depremi minimum zararla atlatınız.”
Görür’ün mesajında özellikle can kayıplarının önlenmesi üzerinde durması dikkat çekti. Depremin hangi fay üzerinde ya da hangi bölgede gerçekleşeceği tartışmalarının ötesinde, Türkiye’nin bütüncül bir hazırlık anlayışıyla depreme karşı dirençli hale getirilmesi gerektiğini ifade etti.

“TÜRKİYE’NİN BUNU YAPMAYA GÜCÜ VAR”
Prof. Dr. Görür, Türkiye’nin deprem riskini azaltabilecek ekonomik ve kurumsal kapasiteye sahip olduğunu belirterek, uzun soluklu ve siyasi tartışmalardan uzak bir çalışma modeline ihtiyaç duyulduğunu savundu.
Görür, çözüm önerisini şu sözlerle dile getirdi:
“Bütün iş bir bakanlık kurup bunu en az 20 sene siyaset yapmadan ciddiyetle çalıştırmak gerekir. Türkiye’nin bunu yapmaya gücü vardır.”
Görür’ün önerisi, deprem hazırlığının kısa vadeli uygulamalar yerine uzun yıllara yayılan, kurumsal ve sürdürülebilir bir devlet politikası olarak ele alınması gerektiği mesajını içeriyor.
17 AĞUSTOS’UN BIRAKTIĞI ACI HAFIZA
17 Ağustos 1999'da meydana gelen Marmara Depremi, Türkiye’nin yakın tarihindeki en ağır doğal afetlerden biri olarak hafızalarda yer aldı. Büyük can ve mal kayıplarına yol açan deprem, Türkiye’de yapı güvenliği, afet yönetimi ve deprem hazırlığı konularında önemli bir dönüm noktası oldu.
Aradan geçen yıllarda Türkiye farklı bölgelerde çok sayıda depremle sarsılırken, özellikle 6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş merkezli meydana gelen depremler, afetlere hazırlığın hayati önemini bir kez daha ortaya koydu.
HEDEF: DEPREMİ DEĞİL, DEPREMİN YIKICI ETKİSİNİ YENMEK
Prof. Dr. Naci Görür’ün açıklamalarının temelinde, Türkiye’nin deprem gerçeğini kabullenerek riskleri önceden azaltması gerektiği mesajı öne çıkıyor.
Görür, olası depremin nerede meydana geleceğine ilişkin tartışmaların yanında, ülke genelinde depreme dayanıklı yapılaşmanın sağlanması, mevcut riskli yapı stokunun dönüştürülmesi ve toplumun afetlere karşı hazırlıklı hale getirilmesinin önemine dikkat çekiyor.
17 Ağustos’un yıl dönümünde yaptığı açıklamayla yeniden uyarıda bulunan Görür, Türkiye’nin deprem gerçeğini ertelemeden, uzun vadeli ve kararlı bir anlayışla ele alması gerektiği mesajını verdi.
Kaynak: {Haber Merkezi}

Yorumlar 0
Yorum Yap
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın!